Çifte Çeşme Efsanesi

Çifte Bardakta Su

Bardak = Glass
Çeşme = Fountain
Çift = Couple
Çifte = A couple of, double, paired
Duvar = Wall
Efsane = Legend
Garanti = Guaranteed
İçmek = To drink
Şişe = Bottle
Şişe Suyu = Bottled Water
Tarih = History
Tarihi = Historic

Merhaba Türkçe Öğretmenlerim,

Bu yaz çok iş ve sürpriz misafirler Fransa'dan bu çift için (Süleyman ve eşi).
Her gün Türkiye'ye gitmek istiyorum ama imkansız.

If we can't go to Turkey, at least we can still dream about it :)

Çok teşekkür ederim sizin en güzel "Türkiye’den dönülmez" yorumlar için.

Benim favorim "Türkiye’den dönülmez" : Tarihi bir çeşmeden su içmeden :)

Şişe suyudan (Pınar, San Pellegrino ya da Perrier) içmek güzel ama tarihi çeşmeden su içmek çok orijinal benim için.

Whenever I'm in Turkey, I don't look for fountains, they find me !

Örnekler:
İlk tarihi çeşme gördüm: Eşim ailesi ev duvarda, harika :)
Eşimin Türkiye'de eski adresler adı çeşmeli: Atatürk Çeşmesi Caddesi, Mütevelli Çeşme Sokak, ...

Ama bizim için en güzel çeşme: Çifte Çeşme.

Efsane: Eğer bir kız ile bir erkek, Çifte Çeşme'den aynı zamanda (at the same time) su içerse, evlenmek garanti :)

Ne zaman eşim ve ben çifte bardaktan su içiyoruz, Çifte Çeşme hatırlıyoruz :)

Sorular:
- Sizin Temmuz ve Ağustos nasıl?
- Hangi su sizin en favoriniz?
- Türkiye’de farklı güzel çeşmeler nerede?
- Sizin çeşme hatırası var mı?
- Siz farklı çeşme efsane biliyor musunuz?
- Su ve çeşme kelimeler örnekler bekliyorum lütfen.

Suleyman.

29 Comments:

At , Blogger Emir Bey said...

Merhabalar Süleyman Bey,

Bizim de temmuz ve ağustos fena geçmiyor. Bir Antalya' ya gidip geldim şimdi İstanbul' dayım. 3 gün önce konserim vardı. =)

Benim favori suyum, köylerde akarsuların kaynağına (çıkış/başlangıç noktasına) yapılan çeşmelerden içtiklerimdir. Buz gibi olur, elin üşür, için ferahlar!

Benim gördüğüm en çok güzel çeşmesi olan şehir İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu' nun başkenti olması nedeniyle, her çeşmenin bir tarihi değeri ve değişik özelliği var, tıpkı şehirdeki bir çok diğer yapı gibi.

Küçükken senin eşinin evindeki gibi benim de amcamın evinin duvarında çeşmesi vardı. Elimi yıkarken uykuya dalıp düşüp kafamı çeşmeye çarpıp kanatmıştım. Hâlâ çok uykucuyum. =)

Su kelimesiyle ilgili aklıma şunlar geldi, mesela sen susamış birine su verirsen, sana karşılık olarak "su gibi aziz ol" diyerek teşekkür edebilir. Burda kastettiği şey şudur : Bir bardak su, susamış bir insana nasıl bır etki yapıyorsa, nasıl o inanı mutlu ediyorsa, sen de etrafındaki insanlara aynı etkiyi yap onları mutlu et.

Bir de aklıma şu söz geldi :
"Su testisi su yolunda kırılır."
Eskiden her evde suyun olmadığı, ancak meydanlarda suyun olduğu zamanlarda, insanlar yanlarına su testilerini alıp (testi = bir çeşit kap) çeşmeye gider, ordan doldurdukları suyu evlerine götürürlermiş. Su yolu dedikleri, evden çeşmeye giden yol. Burda bahsettiği mecaz anlam ise kötülük yapan bir insanın, yaptığı kötülüğe uygun biçimde son bulacağıdır. Mesela bir mafya, silahlı çatışmada ölürse, arkasından "su testisi su yolunda kırılır" denilir.

Umarım açıklayabilmişimdir.

Görüşmek üzere, kendine iyi bak !

* Bir de yazılarını çok severek takip ediyorum belirtmeden geçemeyeceğim =))

 
At , Blogger Menapoz Abla said...

ben şu an samsundayım ama temmuz ayında izmirde çok güzel vakit geçirdim.

walla ben şişe suyundan içiyorum nedense o tarz sulara ŞAŞAL derler..şaşal su deriz yani şişe suyu değil.marka farketmez..
sizin çeşmenin hikayesine bayıldım..
malesef çeşme hatrlamyıorum öyle güzel,gitmeye değer..
genelde aklıma şu geliyor.türkiyede insanlar kendi adlarına çeşme yaptırırlar.susayan insanlar o çeşmeden içsin de onlara dua etsin die.üzerine de yazarlar ali efendinin hayratına..sizin orda da oyle yapan var mı?
haberlerde duymuşsundur belki,ankarada susuzluk oldu kaç gün ve insanlar çeşme başında su kavgası yaptılar o geldi aklıma..
çeşme ve su ile ilgili deyim mi bekliosun eniştecim?

 
At , Blogger k.i.s.d. said...

Çifte Çeşme'den aynı anda su içen kızla erkek evleniyor mu? Çok hoş bir espri.

Bizim evimizde bir çift çay fincanı avr. Sadece eşime ve bana ait. Aşkımız bize özel olsun ve hep sürsün diye.

Türkiye'ye gelmek istemen çok güzel. Umarım en kısa zamanda gelir ve tarihi çeşmelere kavuşursun. İstanbul'a gelirseniz görüşmek isterim.

Sevgiler.

 
At , Anonymous pelin said...

A little grammar support:

“İlk tarihi çeşme gördüm: Eşim ailesi ev duvarda, harika :)”


Suleyman,

I think you are trying to use “subject + object + verb” sequence when you write in Turkish which is the right way. However, sometimes it may be hard to see what the subject or object is. For example;

If you say,

“Gordugum ilk tarihi cesme, esim+in ailesi+nin evi+nin duvari+nday+di”

The subject of this sentence is “Gordugum ilk tarihi cesme” which means “the first historical fountain you saw” was on the wall of your in laws’ house.

But if you say,

“Ilk tarihi cesme+yi esim+in ailesi+nin evi+nin duvari+nda gordum”, then the fountain becomes the object of this sentence; “ilk tarihi cesme” which may mean “the first fountain ever build in the world” was on the wall of your in laws’ house. And the subject is you.

You may say

“Tarihi bir cesmeyi ilk defa esimin ailesinin evinin duvarinda gordum”. Here, the place of “ilk defa” makes a difference and gives the correct meaning of the sentence that the first historical fountain you saw was.....Unless, that fountain really was the first historical fountain ever!:)

I know it is very tricky. Those “ –in, -nin, -nda” things ( I don’t know what they are called in English) make the difference but they also make everything more confusing. I cannot claim what I say is a grammar rule, I am not that sure. I just think that it makes the meaning clearer. I hope I didn’t confuse you much.

Benim Temmuz ve Agustos aylarim kutuphanede gecti, geciyor.

Su ile ilgili ornekler;

Sulu goz
Su tasi
Suya sabuna dokunmamak
Suya gidip susuz donmek “Bu adam seni suya goturur, sussuz getirir”
Bir seyi sular seller gibi bilmek/ogrenmek.

Kolay gelsin, hoscakal.

 
At , Blogger Hülya YILMAZ said...

merhabalar,
blogunuzu yeni keşfettim, ilginç, eğitici, keyifli...
ara sıra uğrayacağım.
Türkçeye devam, Süleyman'a selam.

 
At , Blogger Suleyman Ve Ben said...

Merhaba(lar)? Emir Bey,

Yorumun icin cok tesekkur ederim.

Sansli Temmuz ve Agustos gunleri, cunku sen Antalya'da ve Istanbul'da... Super :)

But you stumped me again - can we say "merhaba+lar"?

(Turkce Ogretmenim Lama yorum dedi:
Selam+lar = plural form dogru.

Does the same rule apply to "merhaba" and "merhaba+lar"?)

Simdi anliyorum: Turkce cok zor :)

Akmak = To flow
Akarsu: Stream

Cok guzel "su" ornek kelime = "akarsu" (nehir gibi ama akarsu).

Buz gibi = Like ice

I know how this feels like - Kanada'da su buz gibi :)...

Senin deyim ornekler harika:

aziz = holy, saintly, precious
testi = pitcher, eartenware jug
kirilmak = to break

Su gibi aziz ol = Hard to translate this one :)

Su testisi su yolunda kirilir = Is this only used in a negative context or situation?

It's almost like saying: "I'm not surprised at what happened (to that person)...Dogru mu?

Your memory of the "cesme" is a cute one. And very similar to my wife's memories - always someone falling into the fountain and getting hurt :)

Istanbul'da hangi cesme en guzel senin icin? Eger Istanbul'a gidersem, goruyorum.

Cok tesekkur ederim senin guzel yorum icin ve harika ornekler.

Yine yaz,

Gorusuruz (su gibi aziz ol - senin yorum harika),

Suleyman.

 
At , Blogger Alp&Ege'nin annesi said...

Merhaba Suleyman ve Esi,

Biz tatilde 7 hafta boyunca Datca/Turkiye'de olan sansli bir aileydik...Orada musluktan akan sehir sulari icilmedigi icin hergun buyuk plastik siselerle icme suyu almak zorundasiniz...Isvec'te ise musluktan akan sulari gönul rahatligiyla kana kana icebiliyoruz...
Cesmelere gelince; Anadolu'da turkulere, hikayelere malzeme olmus, halk icin cok önemlidir ...

 
At , Blogger Le vent said...

Merhaba,

Erzurum'da su bol olması nedeniyle, pek çok çeşme var. Özellikle camilerin içindeki çeşmeler görülmeye değer. Ama şehirdeki en lezetli su "Cennet Çeşmesi" denen bir çeşmenin suyu. özellikle Osmanlı döneminde zenginler, kendilerinden sonra halka faydalı olacağını düşünerek pek çok çeşme yaptırmış. İslam incancına göre kendinizden sonra böyle faydalı bir eser bırakırsanız, öldükten sonra bile, size sevap yazılmaya devam eder.

Çeşmelerin üzerinde değişik manilerde yazıldığı olur:

"Bir çeşme yaptırdım içmeye,
İçinde tası yok,
Kırma kimsenin kalbini,
Yapacak ustası yok" gibi:)

 
At , Blogger Le vent said...

ve bir efsane

Kastamonu'daki Nasrullah Cami'nin önündeki çeşmeden su içenin o şehirden gidemeyeceğine dair bir söylenti vardır. Ben orada memurken ve tayinim çıksın diye sabırsızlanırken, o çeşmenin önünden geçmiştik ve ben tam bir yudum içerken, o yöreli bir arkadaşım bana bu efsaneyi anlatmıştı. Suyun ağzımdan tükürdüm tabii:)

 
At , Blogger archisugar said...

* "Merhabalar" denebilir ama "merhaba" yeterlidir.

* Cesmeler Osmanli tarihi mimarisinde cok ozel onem tasir. O zamanlar, sehrin zenginleri ya da yoneticileri halkin faydalanmasi icin kendi adlarina cesmeler yaptirirlarmis.

* Benim en begendigim cesme, Topkapi Sarayi'nin girisindeki 3. Ahmet Cesmesidir. Resimlerini suradan gorebilirsiniz:
http://www.tatildeyim.com/gezirehberi_bl_detay.php?id=50&typ=100&yoremi=0

* Tarihte, suyla alakali, sarniclarin ve su kemerlerinin de yeri buyuktur. Istanbul'daki en muhtesem yapilardan ikisi Yerebatan Sarnici ve Binbirdirek Sarnicidir. Bizanstan bize kalan muhtesem miraslar...

* Ben Isvicre'deyim ve burada bir haftadir "bardaktan bosalircasina" yagmur yagiyor. Isvicre'yi "sel goturuyor"...

* Turkiye'de de biraz yagmur yagmasi dilegiyle...

Isvicre'den sevgiler
Esra

 
At , Blogger Suleyman Ve Ben said...

Merhaba Menapoz Abla,

Nasilsin?

Izmir - harika degil mi?
Cok sansli sen :)

Ben Samsun'uya gitmedim, guzel mi?

Ama Samsun sigara adi biliyorum - Samsun 216 :) ve neden adi 216 ogrendim...

ŞAŞAL = sise suyu farkli adi.

Internet'de dedi:
"Şaşal" su İzmir'de. Interesting...

Does Şaşal mean anything other than "bottled water"?

Hayrat = Charitable act(s)
Dua = Prayer

Super fikir !
Cesme for charity :)

Kanada'da hayrat (cesme) yok sanirim - but let me investigate and I'll let you know.

Also this explains all the writing on those fountain walls in Turkey....It's name of the person who paid for the fountain !..I always thought that it was the architect's name...

su = water
su + suz = dry, no water
su + suz + luk = water shortage, drought

Ankara'da susuzluk bilmiyordum. Ama neden susuzluk?

Kavga : Fight

Senin sulu deyim cok orijinal: su kavgasi :)

Yorumun icin cok tesekkur ederim.
Samsun'da en guzel gunler senin icin.

(Note: I will think about the "hayrat" idea. "Kanadali Suleyman Cesme - I like it !)

Kanada'dan cok selam senin icin,

Suleyman.

 
At , Blogger archisugar said...

Sasal sise suyunun diger adi degil.
:-)))
Sasal bir sise suyu markasi. "Evian" gibi. Ama Turkiye'de alisilmis sasal su denir.

Tipki mendile "selpak" dendigi gibi. Selpak da bir marka ama mendil yerine kullaniliyor.

 
At , Blogger Menapoz Abla said...

çok sağ ol iyiyim suleyman eniştecim..izmirli olduğum için çok şanslıyım.en çok yaşamayı isteyeceğim şehir izmir.4 senedir samsundayım.izmirin küçüğü gibi.gençlere yetmez samsun.sakin bir kent.no stress..216 nie bilmiodum maşallah sen de her bişeyi biliyorsun.neden 216ymış internetten baktım pek çok şey yazıo..bir de izmirliler hep geliyom gidiom der geliyorum gidiyorum dogrusu dimi?
ben de oyle yazmamak için ozen gostermeye çalışıyorum..

netten araştırdım izmirde şaşal köyü varmış.sanırım orda dolduruluyor..evt hayratına çeşme yaptırmak çok güzel.bekliyorum araştır bakalım..

kavga çok kötü tabi.ama belediyelere birçok bilim adamı soylemiş.bu gidişle boyle olacak susuz kalınacak diye..ama belediye başkanı Melih gökçek daha çok ticari yatırımlara öncelik vermiş.yani halka hizmetten çok paraya hizmet..
ve sana daha da komik bişeyler söyleyeyim belediye başkanı halka tatile çıkın ankaradan uzaklaşın akrabalarınıza gidin su tasarrufu yapalım dedi..really..

çeşme fikrin harika..

benden de kanadaya selamlar sevgiler..

 
At , Blogger Asortik Krep said...

Temmuz ve Ağustos Fethiye' de hem çalışıp hem de deniz keyfiyle geçti.

Eskiden İstanbul' da Akalan suyu vardı.Herkes damacanalarla (büyük,cam bir şişe ve kırılmasın diye etrafında hasır sarılıdır) kamyonların arkasında satılan bu sulardan alırdı.

İstanbul' da çok eski tarihi çeşmeler vardır ama zamanla ya yok olmuşlardır ya da suyu kurumuştur.Hatta Osmanlı zamanında mutlaka havuzlu çeşmeler yapılırmış ki yangın çıktığında tulumbacılar(şimdiki itfaiyeciler) bu havuzlardan su taşısın.

Topkapı sarayı önündeki 3.Ahmet Çeşmesi en meşhur çeşmedir..

http://www.cesmeler.gen.tr/
adresinde çeşmeler ile ilgili çok güzel bilgiler bulabilirsin.Aynı adreste su ile ilgili atasözleri ve çeşme ile ilgili İstanbul sokak isimleri bulacaksın ve geçmişten günümüze eski çeşmeler hakkında fotoğraf ve bilgi.

Benim çeşme hatıram İstanbul Çatalca' da ki "Topuklu" denen çeşme ile ilgili..Her babaannemlere gittiğimde mutlaka o çeşmeden su alıp eve taşırdım.Benim gibi bir şehir çocuğu için mahalle çeşmesinden su taşımak oyun gibi gelirdi.Ayrıca çok güzel eski bir ağacın gölgesinde çok serin bir yer olduğunu hatırlıyorum.Hala kullanılan ve havuzu olan eski bir çeşmedir.

Saliha Sultan Çeşmesi ve Sebili:
IV. Mehmet'in eşi Rabia Gülnuş Valide Sultan, bir gün Azapkapı taraflarından geçerken, gözüne buradaki basit çeşmenin önünde ağlamakta olan küçük bir kız çocuğu çarpar. Küçük kızı avutmak amacıyla eline biraz para sıkıştırmak isterse de, çocuk 'testisi kırıldığı için değil, evine su götüremeyeceği için ağladığını' söyler. Saliha adındaki bu kızın cevabından hoşlanan Sultan, onu sarayına alır ve yıllarca özenle büyütür, yetiştirir. Yaşı gelin ce de oğlu II. Mustafa ile evlendirir. Saliha Sultan, yıllar önce önünde testisinin kırıldığı o basit, küçük mahalle çeşmesinin yerine, mevkiine yaraşan büyük bir çeşme yapılmasını arzu eder. Yıllar sonra oğlu 1. Mahmut tahta çıktığında, annesinin bu arzusunu yerine getirmek için harekete geçer. Kayserili Mustafa Ağa'ya, Lale Devri üslubuna uygun, her yanı nefis taş işçiliğiyle süslü çeşme yaptırır. Suyunu da Topuzlu Bendi'ne bağlı Taksim Suyu'ndan getirtir.

Saka,eskiden su taşıyan insanlara söylenirdi.Mahalle aralarında su satarlardı.

 
At , Blogger Hüseyin said...

Süleyman merhaba,
Samsun'uya değil Samsun'a,
Ben neden 216 bilmiyorum anlatır mısın?:)
"Su testisi su yolunda kirilir = Is this only used in a negative context or situation?

It's almost like saying: "I'm not surprised at what happened (to that person)...Dogru mu?"

evet bu deyim=idiom sadece olumsuz=negative durumlar için kullanılır ve senin çevirin=your translation doğru.

 
At , Anonymous dilara45 said...

Merhaba Süleyman,
Su hayatımızda çok önemli ama ,ne yazık ki dünyamızda su kaynakları hızla azalıyor .Benim yaşadığım şehirde su sıkıntısı yok şimdilik...Çatalan Barajından geliyor şehrin suyu ve buz gibi.İçine buz atıldığı söyleniyor!!!!!!
İnanır mısın ,her seferinde suyu kullanırken,aklımdan geçenleri anlatsam belki inanmayacaksın.Çocuklarımızın değil ama torunlarımızın bir bardak su için birbirlerine neler yapacaklarını düşünmek bile istemiyorum...ve suyu hemen kapatıyorum,boşa akmasın diye...Bizim bir atasözümüz vardır ''Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır''diye.Uzak olmayan bir gelecekte ''Bir fincan suyun 40 yıl hatırı vardır''olacak gibi...Tabii ki insanlar küresel ısınmayı durduramazsa ....Suyla ilgili söyleteceklerim bunlar Süleyman,diğer yorumcular herşeyi yazmışlar.

 
At , Blogger Suleyman Ve Ben said...

Merhaba k.i.s.d,

Ne haber? Nasilsin.

Long time no see :)

ya da

Turkce deyim: Yuzunu goren cennetlik arkadasim :)

Yorum+lar+in icin cok tesekkur ederim.

Evet - Çifte Çeşme efsane cok orijinal, degil mi?

Ben ve esim Cifte Cesme'den su ictik and voila ! Biz evlendi :)

Cok orijinal senin yorum cunku "cift cay fincani, sen ve esin icin - harika fikir".

Yeni kelime benim icin:

ait = belonging to (someone,..)

Ilk gordum "ait" kelime, ben dedim: Sanirim yanlis kelime.

Sonra, TDK Sozluk gordum:

Ait (Arapça) = Ait olmak

Cok ilginc kelime: ait (I'm sure I will remember this one).

From the previous post:

Senin dinlenme formul harika: çay+ balkon+ kitap
(I remember you had beautiful balcony flowers last summer).

May I add to that:
....Kitap + Deniz ve kum :)

Note:
I didn't know about the Kaz Dağları. Sounds like a great place to visit - Thanks for the suggestion.

En guzel gunler senin balkonda (cay ile ve kitap ile)

Gorusuruz,

Suleyman.

 
At , Blogger k.i.s.d. said...

Süleyman Bey haklısınız yüzümü gören cennetlik:)

Siz de görmeyeli Türkçenizi oldukça geliştirmişsiniz. Maşallah:)

Ben evimi taşıdım, işler de biraz yoğun. O yüzden pek bloglara bakamıyordum.

Yeni eve yerleştik, işler de yolunda artık. Sizleri ziyaret edebiliyorum.

Biz Kaz dağlarına bu yaz gittik. Bloğumda detaylı bir şekilde yazdım tatilde ne yaptığımızı. Kaz dağları oksijen deposu muhteşem bir yer. Umarım gitme fırsatınız olur. Gezi yazılarım da size fikir verecektir. Ağustos ayının ilk günlerinde gitmiştik.

Ait kelimesini daha önce duymadığınıza şaşırdım. Siz ilginç deyince yabancı bir gözle baktım da gerçekten ilginçmiş. a i ve t. Birbiriyle alakasız 3 harf gibi duruyor. Bunu ben de unutmayacağım.

Geçen yaz balkonumda bir sürü çiçek vardı, kitap ve çay ve çiçekler. Yeni evimin balkonunu yeşertmedim çünkü sonbahar geldi artık. Yeni evimin balkonunun yanında bir ceviz (walnut) ağacı var. Çok güzel ve kocaman.

Çok uzattım. Size iyi günler dilerim.

 
At , Blogger Meltem said...

Merhaba Süleyman,
Çok güzel konular seçiyorsun. Ben de Safranbolu'ya gittiğimde pek çok çeşme görmüştüm. Nedenini araştırdığımda orasının İpekyolu üzerinde bir yerleşim yeri olduğundan yolculara su sağlamak için pek çok çeşme yapılmış olduğunu öğrenmiştim. Benim çocukluğum Sinop'ta geçti. Sinop'ta bir tersane var. Tersanenin de bir çeşmesi. O çeşmeden su içenin delirebileceği ve Sinop'tan asla ayrılamayacağı şehir efsanesi olarak dilden dile dolaşırdı:) Sahi Sinop'un delisi de meşhurdu:)

 
At , Blogger B5 said...

Ben son bir senedir gördügüm cesmelerin fotograflarini cekip biriktiriyorum. En fazla Türkiye'de sokakta cesme gördüm: Bursa ve Istanbul'da.

Bursa'da daha cok cesme var. Cünkü Bursa kaplicalari ile ünlü. Ayrica volkanik arazi ve deprem kusaginda da oldugu icin faydali su kaynaklari cok.

 
At , Blogger LaMa said...

Benim unutamadigim bir cesme hatiram var!
Konya'da Mevlana Muzesinin bahcesinde bir cesme vardir. Yukarida tek bir musluktan akar, uce bese ayrilip tekrar tek bir yerde birlesir. Anlami da Hakka giden yollar ayri olsa da birlesir gibi birseymis. Cok hosumuza gitti, resim cektirelim dedik.Cesmenin onun gecip poz verince gorevli amcadan azar yedik:( :))))

"su gibi aziz ol" cok hos bir soz degil mi? Bir de birisine su ikram ettigin zaman " Su verenlerin cok olsun" denir ,e malum su cok onemli!

Bir de yanlis bir anlama "su kucugun, soz buyugun " derler ama asli( gercegi) "Sus kucugun, soz buyugun"mus diye duydum :)))

 
At , Blogger limonagaci said...

Süleyman Bey Merhaba :)
ne güzel bir blog bu böyle.
cok hosuma gitti
elimden geldiğince sizi takip etmeye calisacagim.
bende istanbul'da oturuyorum.
kendimi cok sanslı görüyorum :)

 
At , Blogger Çilekli Pasta said...

Öncelikle Merhaba,
Siz Türkçe öğrenmeye çalışıyorsunuz ben de ingilizce :)

Açıkcası eylülde tatile çıktım onun dışıdakiler de aynıydı hep.

Çeşme konusunda aslında benim bildiğim en çok Bursa'da sokak çeşmeleri vardır ve Bursa'nın kaynak sularını severim.

Ama İstanbulda da çeşmeler var aklıma isimleri gelmedi ama bulursam gelip yeniden yazarım :)

Su ile ilgili cümle değil de su içerken yılan bile dokunmaz derler, yani su içen kişiye dokunulmaz.


Şimdilik bu kadar bana da beklerim :) ben sık sık bakarım sayfanıza artık :)

 
At , Blogger Birsen Şahin said...

Merhaba,

Uzun zamandır Bursa'da değilim. Ayda bir-iki günlüğüne gelip, evime bir bakıyor ve yine Pelitköy'e dönüyordum. Pelitköy Kazdağları'na karşı, rüzgarını alıyor, harika bir hava, belki de dünyada en bol oksijen olan yer, çok mutluyum orada. Her gün birbuçuk saat yüzdüm. Yalnız bir aydır rahatsızım Süleyman ve eşi. Bir ay önce grip oldum. Tam düzelirken de belim tutuldu. Belfıtığıymış. Şimdi bastonla ve topallayarak yürüyorum, bir müddet daha sürecek rahatsızlığım. Bu yıl bahçede çok çalıştım, sanırım o zaman incittim belimi.

Şu anda yine Bursa'dayım ama yarın yola çıkıyorum ve akşama Pelitköy'de olurum. Yine yüzeceğim, doktor da yüme tavsiye etti.

Su meselesine gelince, beni eskilere götürdün. Benim çocukluğumda Bursa'da mahalle çeşmeleri vardı. Annem beni bir sürahi su doldurmaya gönderdi mahalle çeşmesine. Eve misafir geldiğinden annem taze ve soğuk su ikram edecekti yemekte. Ben uzun süre gelmeyince annem peşimden gelmiş. Fakat sanırım annemin de ters bir tarafına gelmiş herhalde ki, izinsiz, sıra beklemeden bir sürahi su almak istedi. Çeşmede sıra bekleyen kadınlar anneme saldırdı. Annem boylu poslu bir kadın ama karşısındakiler de bayağı kalabalıktı. O zaman çok küçük olduğumdan çok korkmuş ve ağlamıştım, ama şimdi bu beni gülümsetiyor. Sayende bunu hatırladım: )))

Aradan yaklaşık 45 yıl geçti. Hiç aklıma gelmezdi bunca zaman sonra bunu hatırlayacağım.

Sevgiler eşine ve sana ve bloğunda yazan arkadaşlarına. Ben kasım ayından önce Bursa'ya dönmeyi düşünmüyorum, havalar çok güzel Pelitköy'de, biraz daha keyfini çıkartayım.

 
At , Blogger Serra yiLmaz said...

nereLerdesin? merak ettim..
yeni keLimeLer yok mu? :)

~Serra

 
At , Anonymous emel said...

Merhaba ben öğretmenim görevim nedeniyle Muş ta yaşıyorum.3.Ahmet çesmesi ile ilgili araştırma yaparken tesadüfen rastladım size çok hoşuma gitti.Aslen Ilgazlıyım .Ilgaz Dağı çok fazla kaynak sularının bulunduğu bir kayak merkezidir aslında.(Kastomonu ile Çankırı yı birbirinden ayırır. )O sulardan içmek de cesaret ister tabi...
Türkiye de askere gidenlerin,uzun yolculuğa çıkanların vs.arkasından su dökerler.Çok kısa sürede gitsin geri gelsin diye...
Bir de "su akarken testiyi doldurmalı" derler(fırsatları iyi değerlendirmeli her zaman bu kadar şanslı olamayabilirsin )

"Çeşme suyun bol olsun
İçenler şifa bulsun
Yapandan Allah razı olsun"
Herkese selam...

 
At , Anonymous Anonymous said...

inci

 
At , Blogger EMEKLİLERİMİZ said...

Merhabalar..,
Antalya'dan Turgut ONARAL
Fortisbank'tan 2006 yılında emekli oldum.
Uzun yıllardır Antalya da yaşıyorum.
Antalya'da gönüllü olarak izci Liderliği yapıyorum.amacımız kenar semtlerde bulunan ekonomik durumu yetersız olan cocukları calısma ve kotu alıskanlıklardan uzaklastırma.
Bende Antalya ve çevresinde Kano Safari aktıvıtelerı yapma konusunda hazırlık yapıyorum.bu calışmalarım sırasında çok hoş buldugum blogunuzla karsılastım esınıze olan ılgınız nedenıyle sızı tebrık eder bır omur boyu mutluluklar dılerım
İnşallah çorbada benşmde tuzum olur.
Antalya dan selamlar ve bol sıcacık günler.
turgut_onaral@hotmail.com http://.picasaweb.google.com/turgutonaral

 
At , Blogger EMEKLİLERİMİZ said...

Merhabalar..,
Antalya'dan Turgut ONARAL
Fortisbank'tan 2006 yılında emekli oldum.
Uzun yıllardır Antalya da yaşıyorum.
Antalya'da gönüllü olarak izci Liderliği yapıyorum.amacımız kenar semtlerde bulunan ekonomik durumu yetersız olan cocukları calısma ve kotu alıskanlıklardan uzaklastırma.
Bende Antalya ve çevresinde Kano Safari aktıvıtelerı yapma konusunda hazırlık yapıyorum.bu calışmalarım sırasında çok hoş buldugum blogunuzla karsılastım esınıze olan ılgınız nedenıyle sızı tebrık eder bır omur boyu mutluluklar dılerım
İnşallah çorbada benşmde tuzum olur.
Antalya dan selamlar ve bol sıcacık günler.
turgut_onaral@hotmail.com http://.picasaweb.google.com/turgutonaral

 

Post a Comment

<< Home