Sonbahar Ekinoksu (Gece ve Gündüz Eşit)

















Kanada'da bir orman evi

















Sonbaharda kırmızı yapraklar

Ekinoks, Gün Dönümü = Equinox
Gece = Night
Gündüz = Day

Kamp yapmak = Camping
Milli Park = National Forest/Park
Orman = Forest
Orman Evi = Cottage


Kesirler = Fractions

Eşit = Equal
Çeyrek = Quarter
Üçte biri = One third = 1/3
Yarım = Half
Bütün = Entire, complete, total


Kanada'nın yarısı orman.
Dünya+da bütün orman+lar+ın dörtte biri Kanada'da.


Dünyada üç çeşit orman var:


- Tropikal (=Tropical) Amazon Yağmur Ormanı
- Ilıman (=Temperate) Kanada Pacific Rim Yağmur Ormanı
- Kuzey (=Boreal) Kanada Wood Buffalo Milli Parkı

Kuzey ormanlari Kanada, Iskandinavya, Sibirya ve Alaska'da var.


Kanadalılar için tatil eşittir = orman evinde yaz mevsimi ya da hafta sonu ormanda kamp yapmak.

Ama benim için en güzel zaman ormanda: Sonbahar'da.
Pazarvaltı (=Brunch) dan sonra yürümek çok güzel.

Ama dikkat: Geyik, ayı ve farkli hayvanlar var :)


Sorular:

- Siz icin tatil esittir = ?

- Hafta sonular siz hangi ormanlar gidiyorsunuz Turkiye'de?

- Farklı Kesirler kelimeler (çeyrek gibi) var mi?

- Buçuk ve yarım - neden farkli?

Suleyman.

Tabi Yaaaaa.....ğ

















Ben traktörle zeytinliğe gittim.

















Zeytinyağı şişede ve tenekede.

Erbap, Uzman = Connoisseur
Kırmak = To crack
Kırma = Cracked
Sele, sepet = Basket
Şişe = Bottle
Teneke = Can
Zeytin = Olive
Zeytinlik = Olive garden
Zeytinyağı = Olive Oil


Ya = Conjunction to express surprise, amazement, approval, etc.
Tabi ya = Sure, of course
Yapma ya =
Amazing, you don't say !

My wife was born in a small Turkish town by the sea famous for it's olives and olive oil.

Ben eşim ailesi zeytinlikler çok seviyorum.

Çünkü zeytin ağaçlar çok güzel ve deniz kıyısında.

Ben zeytin bilmiyordum ve kayinbiraderim sordum:

Suleyman: Sizin kaç tane yeşil ve kaç tane siyah zeytin ağac+ı var ?
Kayinbiraderim: Yapma ya.... :)


Her zeytin zamanı (Eylül-Aralık), herkes benim soru söylüyor ve çok gülüyor :)

Ama şimdi, ben zeytin ve zeytinyağı uzman+ı oldum:

- Sofralık siyah zeytin
- Kırma yeşil zeytin (en favorim)
- Sele zeytini


Say say bitmez...

My mother-in-law's olive bread dipped in olive oil fresh out of the first cold press:


İşte hayat bu ya = Now that's the life !

Sorular:

- Sizce Türkiye'de en güzel zeytin ya da zeytinyağı nerede?

- Hangi zeytin ve zeytinyağı sizin favoriniz?

- Farkli "Ya..." örnekler var mı?

Suleyman.

Kanada'da 24 Saat Serisi: Sabah Saat 07:00


Garaj Satışı İlan Panolar+ı


Garaj satışı Amerika'da - Hamptons New York State

Garaj Satışı Kanada'da - Ottawa, Montreal, Kingston

Erkenci = Early Bird
Eski = Old
Eşya = Object, articles
Garaj satışı = Garage Sale = Tag Sale = Yard Sale
Gerekli = Necessary, wanted, needed
Gereksiz = Unnecessary, unwanted
İlan panosu = Sale sign
Kullanılmış = Used
...+dan, ...+a kadar = from ... to/until ...

Saat 07:00 = Sabah Saat Yedi

Her sene evde araba garajı dolu.
Çünkü eski, gereksiz ya da kullanılmış eşyalar var.

Garaj satışı zamanı geldi ya da garaj temizlik vakti geldi :)

Garaj satışı için en iyi zaman :
Cumartesi sabah saat 9+dan öğlen+e kadar.

Ama erkenciler saat 7'de alışveriş başlıyor.

Tuzluk+tan bilgisayar+a , kitap+tan tenis raketi+ne kadar her eşya ucuz satılıyor. Ornek: Klavye bir dolar, bilgisayar 25 dolar :)

Kanada ve Amerika'da garaj satışı çok önemli gelenek. Garaj satışı her yerde (including rich neighbourhoods such as Westmount in Montreal or Beverly Hills = Beverly Tepeleri in California)...

Ben garaj satışı sevmiyorum.

Ama eski kitap koleksiyonum için:
I have been looking for one particular old book for over 6 years. The Red Room (Röda rummet) by August Strindberg written in 1879.
Keşke, bu kitap bul+sa+m bir garaj satışı :)

Sorular:
- Siz eski eşyalar geri dönüşüm (=recycling) yapıyor musunuz?
- Garaj satışı gelenek Turkiye'de var mi?
- Eğer siz garaj satışı yapsaniz: Keşke ne sat+sa+niz? Keşke ne al+sa+niz?


Suleyman.

Keşke ve Eğer



La Pâtisserie de Gascogne, Montréal, Québec

Eğer = If
Keşke = I wish


This is the continuation of the "-se/sa" suffix usage from the previous post.


In one of the comments, "keşke" ve "eğer" were mentioned.
Tesekkurler return2 arkadasim.

















Crème Brûlée = Burnt Cream = Yanmış Krema


Olmak = To be

Tabak = Plate


"Keşke" Örnekler:

Crème brûlée çok güzel tatlı.
Keşke bir tabak crème brûlée ol+sa da, ye+se+k.
Ama yok (:

Keşke Türkçe konuş+sa+m :)



Dudson fincan Ingiltere'den

Fincan = Cup

Hazır = Ready

"Eğer" Örnekler:

Eğer Montreal'e gider+se+m, crème brûlée yemek istiyorum.
Eğer hazır+sa, bir fincan çay isterim.

Sorular:
- Baska "Keşke" ve "Eğer" ornekler var mi?
- Siz "Keşke" söylüyor musunuz?
Is it OK to use "Keşke" in everyday conversations?

Suleyman.

Kendim için bir şey istiyor+sa+m ...

Gitarım










Elektrik Gitarım :)

Çalmak = To play an instrument

Gezmek = To travel, to tour, to visit
Gitar = Guitar
Kendi = Self, one's own
Müzik Aleti = Musical Instrument
Şef = Chef
Yemek yapmak = To cook


It all started from the comments of the previous post:
"Denizden babam çık+sa, ...".

Ben -sa eki bilmiyordum ama şimdi öğreniyorum:

Örnekler:

Gitar çalıyorum.
Cahit Berkay gibi gitar çal+sa+m;

Tenis oynuyorum.
A-Rod (Andy Roddick) gibi tenis oyna+sa+m;

Yemek yapıyorum.

Türkiye geziyorum.
Turkiye'nin en batı+dan en doğu+ya kendi araba+m ile gez+se+m;

Evet, kendim için istiyorum :)

Sorular:
- Kendiniz için ne istiyorsunuz ?
- Türkiye'nin en batı ve doğu yer nerde?

Süleyman.