Turk Alfabesinden Harfler Serisi - Noktali C (Ç)

Kirmizi Çilek Kanada'dan
Çil = Freckle
Çile = Suffering
Çilek = Strawberry
Çilek reçeli = Strawberry jam
Çilekli dondurma = Strawberry ice cream
Ornekler:
Cil:
Tansu Ciller (Tansu Freckles?) - Ilk kadin basbakani Turkiye'de.
Cile:
Ben cile cekiyorum Turkce ogreniyorum.
Cilek:
Kanada'da cilekler cok kirmizi ve tatli.
Sorular:
- Neden Turkce'de "cilek receli" ama "cilekli dondurma"?
- Neden "cilekli recel" degil?
- Ya da "cilek dondurmali" degil?
As you can see, I'm suffering understanding some rules in Turkish :).
Suleyman.



16 Comments:
selam süleyman
ben erdoğan kanadaya gelince görüşürüz kendine iyi bak
Hosgeldin Erdogan Bey(azpiyano),
Tamam. Sen Kanada'ya gelince gorusuruz.
Yine yaz,
Suleyman.
zor bir soru olmuş bu :)
aslında "çilek dondurması" da (dondurmalı yerine dondurması demek daha doğru) denilebilir, pek yanlış olmaz.
içine katılmış olanla, içeriğini oluşturan arasındaki fark var. (senin için zor bir cümle oldu sanırım bu:))
çilek reçeli çilekten yapılıyor.
çilekli dondurmaya ise çilek katılıyor.
gibi bir açıklama olabilir.
bir de söyleme alışkanlığı var, verdiğin örnekler kalıplaşmış artık dil içerisinde.
iyi yakalamışsın bu örnekleri :)
(5 ay boyunca lost beklemek işkence gibi olacak değil mi?) :)
neden "çilek dondurmalı" yerine "çilek dondurması" demek daha doğru onu da açıklayayım kısaca.
"çilek reçeli" örneğine benzeterek öyle yazmışsın sanırım.
reçel'in sonundaki "i" harfi isim halidir.
onun arabası, öykü kitabı gibi.
dondurma için de aynısını kullanırsak "dondurma-(s)-ı" diyoruz.
iki sesli harfin arasında (a ve ı) bu durumda "s" harfi koyuluyor.
dondurmalı dersek "dondurma içeren" ("with icecream" benzeri) demiş oluruz.
biraz karışık mı oldu ne :)
Çok spesifik örnekler bulmuşsun. (You have find very spesific examples)
Türkçe'de bütün reçeller bişey reçeli, bütün dondurmalar da bişeyli dondurmadır. (Okay this is hard to translate but, in Turkish all jams are "jam of sth" and all the ice creams are "ice cream with sth")
Yani bu kelimeler bu şekilde kullanılıyor. (I mean, this word are being used like this.)
Çilekli dondurmada temel dondurma maddelerinin yanında çilek de var. (Beside main ice cream components, there is strawberry in strawberry ice cream) Çilek reçelinin ise temel maddesi çilek. (For strawberry jam, the main component is strawberry) Bence bu yüzden çilekli reçel demiyoruz. ( I think this is why we don't say "çilekli reçel")
noktalı c yerine 'ç'engelli c :) (çengel = hook )
ç demişken,
çene = chin
çene çalmak = to chat
çenesi düşük = garrulous
çenesini kapamak = to shut up
:)
bir de ç. hanım var, tanıştıralım, buyrun :)
kendisi, edebi lezzeti tavanlarda olan yazılarla sıklıkla gönlümüzü hoş eylemektedir. :)
Selam Pinhanarcat,
Senin icin zor degil, cunku sen Turkce ogretmeni. Ama benim icin cok zor :) (Cok cile)...
Tamam ben ogrendim:
Made of = jam made of strawberries (senin ornek: "çilek reçeli çilekten yapılıyor")
Made with = ice cream made with strawberries (senin ornek "çilekli dondurmaya ise çilek katılıyor").
"Kayip=lost" sen cok haklisin pinhanarcat...Son bolum sen gordun mu? Cok guzel ama daha cok soru az cevaplar - degil mi?
Sabir ya sabir :) (until the next season of Lost)....
Cok tesekkur senin yorum icin.
Iyi hafta sonu,
Suleyman.
Merhaba k.i.s.d,
Cok tesekkur senin yorum icin.
Simdi ben biliyorum. Cunku senin yorum cok guzel anlatmak.
I tried to find some exceptions to this case, but I can only find examples that support it:
Ornekler
Zeytinyagi (Yag "made of" zeytin)
Peynirli Borek (Borek "made with" peynir).
It all makes sense now !
Tesekkur. Iyi Cumartesi ve Pazar senin icin,
Suleyman.
Ne haber Ligeia,
Cok cok guzel senin 'ç'li ornek kelimeler.
çengel = hook
"ş" harf = çengelli "s" mi?
Dogru mu?
I really liked the other examples as well...
ornek demisken :)
çenesi düşük = garrulous = ( chatty or big mouth are more commonly used in daily conversations)
Cok tesekkur tanistirmak icin "ç" hanim. Ben "ç" hanim blog okucagim.
Hoscakal (simdi benim cene kapatiyorum... :)
Best weekend wishes to you !
Suleyman.
çengelli s, kesinlikle doğru :) "ş"irin (=cute, sweet) bir harfimizdir bak ş de.
şirin deyince aklıma geldi. şirin aynı zamanda "smurf" anlamına gelmekte. hani şu gargamel'e külahı ters giydiren, mantar evlerde yaşayan, beyaz şapkalı, mavi yaratıklar var ya, işte onlardan her biri bir şirin'dir. dişi olana ise şirine demekteyiz. kendimi bu aralar en çok özdeşleştirdiğim şirin ise "uykucu şirin" :)
merhaba süleyman, uzun zamandır seni okuyorum. Süpersin!
aklıma yazdıklarınla ilgili bir şey geldi:
Mesela domatesli pilav yaptın ama domatesi çok oldu. O zaman espri olarak : "Pilavlı domates olmuş bu!" diyoruz sıcak bir atmosfer oluyor, gülüyoruz.:)
Iyi pazar Ligeia,
Tesekkur. Ben "cengelli s" ogrendim. I will include "ş" in a future "Turk Alfabesinden Harfler Serisi" post :)
"smurfs=şirinler" cok populer Kanada'da once yillar.
Believe it or not, I once met a friend of my wife's whose last name was "şirin"...
Cok uykular,
Suleyman.
Selam f.f.,
Hosgeldin benim blog. Tesekkur senin yorum ve guzel kelimeler icin.
Senin ornek cok komik. I really liked it :)
sıcak bir atmosfer = a warm & friendly environment ; this sounds so much like Turkey and Turkish people.
Hoscakal,
Iyi bir hafta senin icin,
Suleyman.
merhaba süleyman,
verdiğin çil(freckle) örneği hakkında yazmak istiyorum.
tansu çiller cümlesindeki gibi bir kullanım özel isim olduğu için(as a surname = çiller) iyi olmamış.
örnek olarak:
gwyneth paltrow'un yüzünde çiller var (gwyneth paltrow has freckles)
demek daha iyi anlatabilir.
Selam anyone,
Simdi anliyorum.
Cunku Tansu Ciller ozel isim, Tansu Freckles iyi degil.
Senin ikinci ornek daha guzel.
Tesekkur ederim.
Gorusuruz,
Suleyman.
Post a Comment
<< Home